• Giritli Müslümanların İbadetleri

    Giritli Müslümanların etnik bakımdan Rum olduğundan önceki yazımızda bahsetmiştik. Hâliyle bu toplumun ana dili de Yunanca’nın Girit diyalektiydi. Giritçe olarak da adlandırılan bu diyalekte kendi dilinde “Κρητικά” denir. Latin harfleriyle ifade edersek “Kritika”. Giritçe kelimesi de bu kelimenin aynen tercümesidir. Sonraki yazılarımda Giritçe ve adlandırılması hakkında detaylıca açıklama yapacağımdan ötürü kısa geçiyorum. Bu toplum ibadetlerini, mevlitlerini, dualarını da kendi dilinde yapardı. Giritlilerden merhum Prof. Dr. Hakkı Bilgehan’ın kitaplarında bunların örneklerini görebilirsiniz. Bu duaların içinde yoğun bir Türkçe etkisi görülür. Örneğin; iman, selamet, kaza, bela gibi sözcükler Giritçe metnin içerisinde yer alır. Metinlerin ana iskeleti Giritçe olmakla beraber dinî ıstılahların çoğu Türkçedeki Arapça kökenli sözcüklerden oluşur. Fakat tüm dinî ıstılahlar Türkçeden değildir. Tanrı için “θεός” yani theós sözcüğünün de sıklıkla kullanılması buna verilebilecek en iyi örnektir.

    Farklı Adlandırmalar Hakkında

    Bu dil kastedilirken Girit Yunancası, Girit Rumcası, Girit lehçesi, Girit diyalekti gibi adlandırmalar da görülür. Hepsi aynı dili/lehçeyi kasteder.

  • Kuşaklar

    Kuşaklar

    Kuşağın ne olduğunu ve nasıl hesaplandığını bir örnek üzerinden anlatacağım.

    4. Kuşak Giritli ne anlama gelir?

    En başından başlayalım.

    1. Kuşak (Giritliler): Girit’te doğmuş ve anadil olarak Giritçe konuşan nesil.

    2. Kuşak (Çocuklar): Giritli anne babaların çocukları, Giritlilerin kültürünü ve hayatını bizzat görerek yaşamış olan çocuklar nesli. Giritçeyi anadil olarak konuşanlar da olmakla beraber neredeyse hepsi Giritçeyi anlar.

    3. Kuşak (Torunlar): Girit kültüründen büyük oranda haberdar olmayan fakat dede ninelerinden bazı gelenek görenekleri gören, duyan ve öğrenen torunlar nesli. Giritçeden çok az bir şeyler hatırlayabilirler. Dede ve ninelerinden duydukları vs.

    4. Kuşak (Torunların çocukları): Girit kültürünü ebeveynlerinden değil de büyük oranda Giritlilerin kolektif hafızasından edinen, köklerini merak eden ve en çok araştırmaya konulan nesil. Giritçe ile doğrudan muhattap olmasalar da aile içinden gelen Giritçe kelime haznesinden -özellikle yeme içmeyle ilgili kelimeler- faydalanabilen bir nesil. İstisnalar dışında Giritli kimliğinin en yüksek oranda kayba uğradığı nesildir.

  • Giritlilerin Kökeni

    Giritlilerin Kökeni

    Yazımın en başında söyleyeyim, Giritliler derken kastettiğim topluluk ekseriyeti Türkiye olmak üzere diğer ülkelerde de yaşayan Giritli Müslümanlar’dır. Yazıda bağlama göre Hristiyan Giritlileri ve Müslüman Giritlileri de aynı anda anacağım.

    Girit Müslümanları, Girit Türkleri, Giritli Müslüman Rumlar, Giritli Müslüman Helenler gibi farklı şekillerde adlandırılan Giritliler, aslen adanın yerli Rum halkından olup çok az bir kısmı da adaya yerleşen Osmanlı Türklerinin soyundan gelenlerden oluşur.

    Osmanlı İmparatorluğu’nun Girit’i fethinden önce adada azımsanamayacak miktarda Venedik kökenliler bulunuyordu. Yine de çoğunluk adanın yerlileri olan Ortodoks Rumlardaydı. Adanın fethinden sonra emsali görülmemiş ihtida (İslam’a geçiş) hareketleri vuku bulmuştur. Birçok Rum, özellikle de adaya gelen Bektaşiler başta olmak üzere dervişlerin etkisiyle İslam’a girmiştir. Yukarıda bahsettiğim üzere adaya sonradan göç eden Osmanlı Türkleri de vardır. Bunun içinde Osmanlı tebasından olan diğer Müslüman unsurları (Arap, Berberi, Laz, Arnavut, diğer Balkanlı milletler) da sayıyorum fakat sayı itibariyle fazla değildirler.

    Yüzdelik olarak ifade edersek Giritli Müslümanların neredeyse %10’unu sonradan göçen Osmanlı Türkleri ile yerli Müslüman Rumların karışımı olan aileler oluşturmaktadır. Bunun dışındakilerin çoğunda da kalıtsal olarak Türk mirası bulunmaz. Son zamanlarda yapılan Türk DNA araştırmaları da bunu desteklemektedir. Giritli Müslümanlar ile Giritli Hristiyanlar arasında neredeyse hiçbir fark olmasa da bazı Giritli Müslüman ailelerde görülen Doğu Avrasya ve dolayısıyla Orta Çağ Türk mirası, bu bireyleri az bir farkla olsa da diğerlerinden ayırmaktadır.

  • Giritçe Bektaşi Nefesi

    Giritçe Bektaşi Nefesi

    Ένα δέντρο, χρυσό δέντρο, δώδεκα κλώνους έχει

    Στο ταρίκατι όποιος θα μπει, κόσμο δε γατέχει

    Μουρσίντιμου θεοτίτσε, Ρεχμπέριμου Μουχαμμέδ

    Απού θα με ξεμπερδέσετε απτο Κιγιαμέτι

    Türkçesi

    Bir ağaç, altın ağaç; on iki dalı var.

    Tarikat’a giren (artık) dünyayı bilmez.

    İlahi mürşidim, rehberim Muhammed.

    Bizi kıyamette kurtaracak olan sizsiniz.

    Mânâsı

    On iki dallı altın ağaç, On İki İmam’ı temsil eder. İkinci dize, tarikata girenin artık dünya işlerini gönlünden çıkarttığını söyler. Diğer dizelerin mânâsı açıktır.

  • Kitaplar Külliyatı

    Kitaplar Külliyatı

    Din ve tarih konularıyla ilgilendiyseniz illaki Eski Ahit ve Yeni Ahit gibi kavramları duymuşsunuzdur. Bu yazımda bunların içeriğinden, İncil ve Tevrat ile ilişkilerinden bahsedeceğim.

    Yahudilerin kutsal metinlerinin bütününe Tanah denir. Ayrıca İbrani Kutsal Kitabı, İbrani Kitab-ı Mukaddesi ve Mikra olarak da adlandırılır. Mikra kelimesi okuma anlamına gelir. Arapçaya aşina olanlar hâliyle kök benzerliğini fark edeceklerdir.

    Yahudilerin Kutsal Kitap Külliyatlarına Tanah Deniyorsa Tevrat Nedir?

    Tevrat, Tanah’ın ilk beş kitabını oluşturur. Musa’nın Beş Kitabı, Pentakök ve Tora olarak adlandırılır. Tora‘nın, Tanrı YHWH tarafından Musa’ya indirildiğine inanılır. Kur’an-ı Kerim’de de atıf yapılan Tevrat, işte bu Musa’nın Beş Kitabı‘dır.

    Hristiyanlıkta ise bahsettiğimiz bu Yahudi külliyatı, Eski Ahit (Eski Antlaşma) adıyla Kitab-ı Mukaddes’in (Kutsal Kitap’ın) ilk bölümüdür. Eski kaynaklarda Eski Ahit adını Ahd-i Atik olarak da görmeniz mümkün. Kitab-ı Mukaddes’in (Kutsal Kitap’ın) diğer bölümü de Yeni Ahit yani Yeni Antlaşmadır. Keza eski kaynaklarda Ahd-i Cedid adıyla da görebilirsiniz.

    Antlaşma Kavramı

    Yahudiler, Tanrı YHWH’nin sadece İsrailoğullarıyla ahitleştiğine (antlaştığına) inanırlar. Bu sebeple Eski Ahit – Yeni Ahit gibi kavramların Yahudi inancında yeri yoktur. Bu adlandırma, Hristiyanlardan kaynaklanır. Hristiyanlar; Eski Ahit’te Tanrı’nın İsrailoğullarıyla, Yeni Ahit’te ise Tanrı’nın bütün insanlıkla ahitleştiğine (antlaştığına) inanırlar.

    Yeni Ahit Nedir? Dört İncille Alakası Ne?

    Evvela belirtmek gerekir ki halkımızın zihnindeki gibi bir İncil yoktur. Yani İnciller sanıldığı gibi tamamen Hz. İsa’ya inen vahiylerden oluşmamaktadır ki Hristiyan teolojisindeki vahiy kavramı da İslam’dakinden hayli farklıdır fakat konumuz bu olduğu için buna girmeyeceğim.

    Kitab-ı Mukaddes’in (Kutsal Kitap’ın) ikinci bölümünü oluşturan Yeni Ahit (Yeni Antlaşma) içerisinde meşhur Dört İncil’i, Elçilerin İşleri bölümünü ve Aziz Pavlus’un mektuplarını içerir. Bu külliyatın tamamına Yeni Ahit denir. Bir kitapçıya gittiğiniz zaman üzerinde büyük harflerle İncil yazan kitap aslında Yeni Ahit külliyatıdır. Hristiyan teolojisi kökenini Aziz Pavlus’un mektuplarından alır. Daha sonraki yazılarımda Aziz Pavlus (Tarsuslu Saul) adlı şahsın kim olduğundan da bahsedeceğim.

  • Barnabas İncili

    Barnabas İncili


    Barnabas İncili; özellikle ülkemizde çokça gündeme getirilen, adı komple teorileriyle ve siyasetçilerle anılan bir konudur.

    Yazımda Barnabas İncili’nin ne olduğunu, kendisinin kayıp olmasına rağmen kitapçılarda bulunan Barnabas İncili’nin kaynağının ne olduğunu ve rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatıyla ilgisini yazacağım.

    Barnabas İncili’nin Varlığı Nasıl Biliniyor?

    Papa I. Gelasius’a atfedilen Gelasius Kararnamesinde, hangi metinlerin kanona dahil olduğu ve hangi metinlerin apokrif olduğuna dair bir liste bulunur. Bu listede apokrif kaynaklar arasında Barnabas İncili’nin de adı zikredilir. Bu tarihî belgeden, Barnabas İncili diye bir metin olduğunu biliyoruz. Bu metin kayıp olmakla beraber şahsi görüşüm olarak diyorum ki: bu metnin bir nüshası veya kopyası Vatikan’da olabilir. Antrparantez olarak tarihsel süreçte apokrif kabul edilen metinlerin ana akım kiliseler tarafından yasaklandığını ve imha edildiğini ekleyelim. Bu imha faaliyetleriyle beraber bir nüshayı veya kopyayı kendilerine saklamış olabilirler.

    Barnabas İncili Kayıpsa Kitapçılarda Satılan Barnabas İncili Ne?

    Yazı devam edecektir.

  • Hristiyanlıkta Sıkça Duyulan Kavramlar

    Kanonik İnciller: Hristiyan geleneceğinde tabiri caizse sahih kabul edilen incillerdir. İlk üçü büyük oranda benzer olmakla beraber bunlara Sinoptik İnciller denir. Matta, Markos ve Luka. Metinlerinin önemli bir kısmı lafzi olarak birebir aynıdır. Bu incillerden daha sonra yazılmış olan Yuhanna İncili de kanoniktir. Teolojik olarak Sinoptik İncillerden farklıdır ve Sinoptik İncillerin içermediği anlatıları içerir.

    Apokrif İnciller: Hristiyan geleneceğinde sahih kabul edilmeyen yasaklı kitaplardır. Apokrif, Yunancada gizli anlamına gelir. Bu İnciller, ana akım Hristiyanlık tarafından sapkın (heretik) olarak görülürler. Bu kaynaklar tarihsel süreç içerisinde büyük oranda imha edilmiş ve kaybolmuştu. 1945 yılında Mısır’da Hammadi denilen bir köyün yakınındaki kazılarda birçok apokrif metinler bulundu. Büyük çoğunluğu Kıptice yazılmış olan bu kaynakların çevirileri mevcuttur. Birçok dile, hâli hazırda tercüme edilmiş olan İngilizce metinlerden tercüme edilmiştir.

    Kristoloji: Hristiyan teolojisinde İsa Mesih’in doğası (insanlığı ve tanrısallığı) ve kişiliği üzerinde çalışan disiplindir.

  • Hoş Geldiniz

    Hoş Geldiniz

    Selam üzerinize olsun.