Boğaziçi Üniversitesi Tarih bölümü hazırlık sınıfı öğrencisiyim.
Girit kökenli bir ailenin üçüncü kuşak üyesiyim.
Kendimi bildim bileli Tarih ile iç içeyim. Özellikle Dinler Tarihi ve Osmanlı Tarihi hakkında hatrı sayılır bir merakım ve bilgim olduğunu ifade edebilirim. 2016’da 9 yaşındayken tabletimden Matta İncili’ni okuyarak Dinler Tarihi üzerine ilk ciddi okumamı yapmıştım. Aynı dönemde psödoepigrafik bir metin olan Barnabas İncili’ni ise bizzat kitap olarak okumuştum. O yaşlardaki çocukların neredeyse tamamı bu tarz metinleri okuyup anlayacak yetkinliğe, bilgiye ve ilgiye sahip değildirler. O yaşta tarihe olan derin merakım ve o zamanki bilgi birikimim sayesinde metinleri anlamada hiçbir sıkıntı yaşamamıştım. Benim hatırlamadığım ama yakınlarımın hatırlattığı kadarıyla o zamanlar gerek İncil’den, gerek dinler tarihiyle ilgili diğer konulardan çok şey anlatırmışım büyüklerime, akrabalarıma. Velhasıl o zamanlardan beri devam eden bu merakım; lisans eğitimim için de Türkiye’nin en iyi, Dünya’nın ise sayılı üniversitelerinden olan Boğaziçi Üniversitesinin Tarih bölümünü ilk tercih olarak seçmemde oldukça etkili oldu.